
Binbir Gece basrol oyunculari
BiNBiR GECEYi iZLETEN OYUNCULAR
Bu senenin kan kaybi durdurulamayan , internette yapilan bir izleyici anketinde en cok bitmesi istenen dizi secilen Binbir Gecenin basrol oyunculariyla Elele dergisi konustu...
Elele dergisi Binbir Gecenin basrol oyunculariyla bir roportaj gerceklestirdi.
Tatil donusu studyoda bulustugumuzda gorduk ki biz de "dizileri gercek sanan yurdum insani" oluvermisiz... Huzunlu bir sehrazat beklerken bambaska bir kadin bulduk karsimizda, adi Berguzar. Uzun boylu, endamli, guzel yuzlu ve -inanmayacaksiniz ama- cok hareketli genc bir kadin... Tatilde tum vaktini annesiyle gecirmis. Halit Ergenc ise Tolga ornek’le "Devrim Arabalari" isimli bir sinema filmi cekmis, "On gun tatil ya yaptim ya yapamadim" diyor. Pek dinlenememis galiba...
Bebek yapacak
Gecen ay kapak cekiminde bir araya geldigimiz Ceyda Duvenci, hala mutlulugunun tadini cikariyor, guzel guzel bakiyor, gelecek planlari yapiyor. simdiden iki yillik kalkinma planini olusturmus bile, hem de arada bir surpriz var: Bebek!
"Binbir Gece benim icin kariyer anlaminda buyuk bir sicrayis oldu, beni oyuncu olarak da iyi bir yere tasidi. Dizi bittigi zaman biraz dinlenmeye ve yuzumu dinlendirmeye ihtiyacim var. Ve bu arada da bir cocuk yapmayi dusunuyorum. Oyunculuga ara verdigim zaman sunuculuk yapacagim. 2010 yilinda guzel bir isle tekrar ekranlara donecegim" diyor.
Bunlari anlatirken, . John Lennon’in veciz cumlesini hatirlatiyor: "Zaten hayat plan yaparken basimiza gelenler ya..."
Surpriz gelismeler !
Biraz ipucu istiyorum yeni sezonla ilgili. "Heyecanli bir sezon olacak", "Guzel gelismeler var", "Degisik bir heyecan" gibi cumleler kuruyorlar, sikiliyorum. Ne yapsam da bir iki cumle agizlarindan kacirsalar derken, Tardu Flordun ve Ceyda Duvenci biraz cozuluyor:
"Biraz ipucu vermek gerekirse, bu sezon yan karakterler agirlik kazanacak, cunku onlarin henuz su yuzune cikmamis hikayeleri var. Dordumuzun iliskisiyle ilgili olarak da cok buyuk surpriz gelismelerin yasanacagini soyleyebilirim."
Yine "surpriz gelisme" noktasina gelince pes ediyor, diziyi sormaktan vazgecip hayat-memat meselelerine geri donuyorum.
Sonra Ceyda, "Bennu cok mutsuz bir . hamile. Bilmiyorum bir insan bu kadar mutsuz bir hamile olursa sonuc ne olur. Bilmiyorum artik!" diyerek icime kurt dusuruyor, kucuk bir ipucu almis olmanin mutluluguyla rahatliyorum ve esas merak ettigim meseleye geciyorum: Ne oldu da bu dizi gundemimize oturdu? Onlarca dizinin bir kalemde silinip atildigi kaygan bir zeminde dimdik ayakta durmayi nasil basardi?
Ahlak meselesi
Tardu Flordun dizinin patlamasini toplumumuzun en hassas oldugu konulardan biri olan "ahlak" cercevesi etrafinda orulen bir senaryoya sahip olmasina bagliyor. "ulkemiz insani icin soz konusu olan deger yargilari -ozellikle de ahlak meselesi- isin icine girince memleket meselesi durumuna donusebiliyor. cok ciddiye aliyoruz galiba dizileri, gercek saniyoruz... Bu kadarinin dogru olmadigini dusunuyorum" diyor.
Ceyda Duvenci, "Tesaduflere ve iyi sansa birakilmis, hesapsizca suren bir dizi degil bu. Ayrica is ve ozel hayat arasinda net bir cizgi var hepimizde. Hepimiz iyi arkadasizdir ama ozel hayatlarimizda her dakika gorusen insanlar degiliz. Zaten oyle olmamali da" diye basarilarinin sirlarini kendi penceresinden siraliyor.
Tadinda bitmeli
Halit Ergenc, dizinin nasil bitmesi gerektigiyle ilgili cok yerinde bir saptama yapiyor: "Ben hayatin her aninda tadi damagimda kalan seyleri severim; umarim dizide de boyle olur. insanlar halden memnunken bitirebilmek en iyisi. Sikmadan birakilmasi gerekir, tadini kaybetmeden" diyor.
Kimse dizinin bitmesini istemiyor ancak sakiz gibi uzamadan, suyu cikmadan nokta konulmasi gerektigine inaniyorlar. Berguzar Korel bu dizinin hayatini, duygu dunyasini nasil da degistirdigini anlatiyor: "Sirf sohretten dolayi insanlarin beni sevmesinin ya da nefret etmesinin hayatimda yeri yok. Tabii ki dizinin hayatimda buyuk etkisi oldu, buyuk duygusal cokuntuler de, mutluluklar da yasatti, . ama acikcasi en degismeyen sey korku. cok hizli yukseldiginizde cok hizli dusebilirsiniz. Her adimimi sorgulamak zorundayim. Aralarinda en tecrubesiz benim ve bu kadroyla birlikte oldugum icin cok sansliyim, cok desteklediler beni..."
Sivri kadin olmam
Herkes kendi canlandirdigi karakterden pek memnun. ozellikle de Ceyda Duvenci. "su saatten sonra herhangi bir dizinin kotu karakterini ben canlandirmam. Boyle bir riske girmem... Oynadigim rollerden dolayi olusan ’ailemizin kizi’ imajini, ailelerin, kadinlarin beni sevmesini, eslerini kiskanmamalarini cok seviyorum. Bunu bu saatten sonra bozmak istemem. Diziler o kadar ciddiye aliniyor ki ’kotu kadin’, ’sevilmeyen sivri kadin’ imaji, benim gunluk hayatimda da ozel yasantima da yansir, mutsuz olurum" diyor.
Tardu Flordun ise oyunculuk anlayisiyla ilgili tam aksini soyluyor. "Bana kalirsa bizim topluma ornek olmak gibi bir misyonumuz yok. cunku gercek hayat boyle degil. Kati kurallarla kendini sinirlayan oyuncularin oyunculuklarini da sinirladigini dusunuyorum. Ben hep Kerem olursam, ’herkese ornek cici cocuk’ rollerinde takilir . kalirim ve bu oyunculuk adina istedigim bir durum degil. Her seyi oynayabilmeliyim... Oyuncu kendini sinirlamamali" diyerek kendi anlayisini ozetliyor...
Herkesin perspektifi baska ama kirmizi kanepede objektifimize bakan bu dort isim aralarinda sahane bir kimya tutturmus. Birbirlerine dokunmalari, goz kontaklari, muhabbetleri o kimyanin percini...
"Keske herkes bu kadar sahici olsa" diyor, mutlu mutlu vedalasiyoruz...
|