Yesilcam sinemasi denilince genellikle sinemanin en verimli oldugu 60`li, 70`li yillar ve o yillarda seyircinin sikca gormeye alisik oldugu yuzler gelir aklimiza. Cogu zaman filmlerde karakter rolleri ile yer alan, az sayida bile olsa filmin bas kahramani olmayi basaran yardimci oyuncularimizin Turk filmlerinin bel kemigini olusturduklari tartisilmaz bir gercektir. Turk . sinemasinda bir kusak olan bu oyuncularimizin pek cogu bugun aramizda degiller. ornegin gerek fizigi gerekse de oyun tarzi ile karakter oyunculari arasinda onemli bir yer edinen ve yakin bir tarihte kaybettigimiz Hayati Hamzaoglu gibi.
Tum yasamina sigdirdigi sinema seruvenine 1953`de figuran olarak baslayan . oyuncu, Turk sinemasinin en onemli karakterleri arasinda yer alir. Abartidan uzak, dogal ve olculu oyunculugu ile gercek hayata uygun tipler cizmeyi basarir ve daha cok kotu adam rolleri ile taninir. Sinemada daima zor rollerin adami olan Hayati Hamzaoglu, gulduruye ya da melodrama kacmadan, canlandirdigi tiplerle gercekleri oldugu gibi seyirciye vermeye calismistir.
5 Mart 1933`te Trabzon`da dunyaya gelen oyuncu, 1942 yilinda ailesi ile birlikte istanbul`a yerlesir. ilkokulu bitirdikten sonra kunduracilik, dokumculuk, kuyumculuk... vb. gibi degisik islerde calisir.
Sinemaya girisi bir rastlanti sonucu olur. Kuyumculukla ugrastigi yillarda, tesadufen karsilastigi produksiyon amiri Sadri Karan `Yakinda bir film cekiliyor, fizigin cok uygun, oynamak ister misin?` diye sorar. O ise fazla dusunmeden bu teklifi kabul eder ve birkac gun sonra yonetmenligini Suavi Tedu`nun yaptigi Koy Cocugu filmi ile ilk kez beyaz perdede gorunur. Gorunur diyoruz cunku buyuk heyecanlarla ise baslayan Hamzaoglu filmde figuran olarak yer almaktadir. Bu olaydan sonra kuyumculuga bir sure ara verir, oyunculuk isini daha yakindan gormek ve biraz da tecrube edinebilmek icin film setlerinde dolasir.
ilk diyaloglu rolunu Aydin Arakon`un Tuzak Oteli (1956)`inde oynar. Filmin bir kumarhane sahnesinde Neriman Koksal`in fedailerinden birisini canlandirmaktadir.
Bir sure sonra Kemal Film`den teklif alir: Bir Avuc Toprak (Osman Seden, 1957) Altin Kafes (Osman Seden, 1958) Beraber olelim (Osman Seden, 1958) Capa Film icin hazirlanan Tilki Leman (Nejat Saydam)`da cesitli rollerde gorunur.
Butun bu filmlerde oynadigi irili ufakli roller Hamzaoglu`nun film piyasasinda bir sure sonra taninmasini ve tecrube edinmesini saglar. ilk buyuk rolunu Adali film icin cekilen `Zavalli Kiz` (Hicri Akbasli, 1959)`da Nevin Aypar`la paylasir.
ilk kez basrol oynadigi film ise bir gangsteri canlandirdigi 1961`de (1962`de olabilir) Fikret Ucak tarafindan cekilen `olum Kayaliklari` olur. 1969`da gerceklestirilen Adana I. Altin Koza Film Senligi`nde Metin Erksan`in yonetmenligini yaptigi `Kuyu` filminde en iyi yardimci aktor odulunu kazanan oyuncu, yillar sonra Melih Gulgen`e insan Haklari Vakfi odulunu kazandiran Tatar Ramazan (1990) filmindeki Abdurrahman Cavus rolu ile Altin Koza odulune tekrar layik gorulur.
Gerek koyde gerekse sehirde kanun disi, kotu adami canlandirir. Koyunun eskiyasi olup daglara cikar, agasi olup halkina zulmeder, aganin adamiyken zalimlesir sehre indiginde ise; istanbul`un turlu olumsuzluklari icinde gucunu, benzer sekillerde farkli rollerde ayakta tutmaya calisir. Hayata karsi surekli direnen karakterlerle, daha cok sehrin arka yuzunde, bazen bir tetikci ya da mafyaci bazen de cete reisi ya da bir soyguncu olarak cikar karsimiza.
Cogunlukla filmlerde kotu adami oynayan Hamzaoglu`nun kotulugunde ise ayri bir cekicilik vardir. Temelde fiziginden gelen bu ozelligi ile, oynadigi kotu tiplere kendine has bir gizem katar. iyi ya da kotu her zaman mucadele eden, ayakta duran, baskaldiran, hangi ortamin adami olursa olsun guclu olmak icin ugras veren karakterlerle beyaz perdede rol bulur.
1958`de Metin Erksan`la Dokuz Dagin Efesi`nde ilk oyunculuk deneyimini yapan Hamzaoglu, 1960`da Gecelerin . otesi ile ikinci defa Erksan`in yonetiminde oynama firsatini bulur. Kadir Savun, Erol Tas, Metin Ersoy, Oktar Durukan, Suphi Kaner, Ziya Metin ve Yilmaz Gruda gibi donemin onemli karakter oyuncularinin de yer aldigi, ulkenin toplumsal ve siyasal acmazlarini ilk kez gercekci bir yaklasimla ele alan Gecelerin otesi`inde, gelecege umutla bakan son derece genc bir Hamzaoglu cikar karsimiza.
Oyuncu sinemadaki asil cikisini Orhan Elmas`in yonettigi Duvarlarin otesi (1964) filmindeki Halici karakteri ile yapar. Halici alti yasindaki bir kiz cocuguna tecavuz edip oldurmekten idam cezasi verilmis bir mahkumdur. Kendisi gibi idama mahkum edilen ya da muebbet yiyen birkac arkadasi ile hapishaneden kacar. Kaybedecek bir seyi yoktur. icerisi onun icin ne kadar olum getiriyorsa, disarisi da o kadar ozgurluk ve hayattir. Uzun bir kovalamacanin ardindan depo olarak kullanilan bir binaya siginirlar. Bir de rehineleri vardir tabi. Binada sikisip kalan mahkumlar cikis icin careler ararken Halici kurtulusu onlari ele vermekte bulur. Ancak sikisip kaldiklari bu yerde yeni bir kanun olusturan mahkumlar coktan idam cezasini vermistir Haliciya...
1964 oyuncunun sinema kariyerinde onemli bir yil olur. Bu tarihten itibaren - icerigi ayrica degerlendirilebilir- cok sayida filmde rol almaya baslar. Haracima Dokunma (1965)`da bir kabadayi, Silaha Yeminliyim (1965)`de kan davasi yuzunden adam olduren bir hasimi, Davudo (1965)`da bir eskiyayi, Beyoglunda Vurusanlar (1966)`da gaddar bir cete reisini, Mezarini Hazirla (1966)`da issiz gucsuz bir serseriyi, Aci (1971)`da intikam pesindeki bir kasaba kabadayisini, Gulsum Ana (1982)`da ise acimasiz bir agayi canlandirir.
. Metin Erksan`in Kur`an`in bir suresinden hareket ederek `Kadinlara iyi davranin` temasini islemeyi amacladigi Kuyu (1968)`da filmin bas kahramani olan Osman`i oynar. Daha cok yonetmenin karasevda anlayisinin bir ifadesi olan Osman tiplemesi ile oyuncu kendisine tipatip uyan ve cizgisini vurgulayarak surduren bir karakter cizer.
Osman tutkunu oldugu kizi (Nil Goncu) kacirir, kiz ise kacar ve tekrar yakalanir. Osman`in tecavuzune ragmen hala direnmekte ve onu istememektedir. Osman ise kararini coktan vermistir bile... ilkel tutkusu ile hoyratca sevmektedir. Daha otesi yoktur, kizin tum cabalari bosunadir. Eger erkek isterse zorbalikla da olsa sevgisini, tutkusunu ortaya koyar. Ona gore dogal ya da dogru olani da budur. Zaten toreler de ayni seyi soylemiyor mu? `Erkek isterse olur istemezse olmaz`... Erkek severse yeterli olur diye dusunur Osman, bastiramadigi hoyrat ve ilkel sevgisini dogrularcasina. oylesine kararli ve isteklidir ki jandarmalar tarafindan yakalanip hapse giren Osman cikar cikmaz kizi tekrar kacirir. Belinden bir iple baglar ve pesinden surukler. En son suruklendikleri yer bir kuyu basidir. Osman su almak icin kuyuya girer. Fatma`nin kini, acisi onu intikam almaya iter ve yerden buldugu taslari kuyunun icine atar. Fatma`nin direnisi, torelere ya da kadere boyun egmeyisi, baskaldirisi, Osman`in ve kendisinin sonunu hazirlar.
1975 yilinda Memduh Un`un yonettigi Agri Dagi Efsanesi filminde ise torelere karsi gelen bir oba beyini oynamaktadir. Mahmut Han (Hayati Hamzaoglu)`a Erzurum Pasasi tarafindan bir kir at hediye edilir. Ancak at gunun birinde bir daglinin kapisi onunde durunca isler karisir. Torelere gore boyle bir durumda at hak yadigaridir ve geri verilmez. Bunun uzerine Mahmut Han daglinin obasina saldirir. Mahmut Han torelere karsi gelmistir. Bu ara Han`in kiziyla dagli Ahmet birbirlerini sevmektedirler. Han kizini Ahmet`e vermek icin sart kosar. Agri Dagi`nin tepesine bir ates yakmasini yani imkansizi ister. Ancak Ahmet bu atesi yakar. Yenildigini anlayan Han kendini asar.
60`li 70`li yillarda Yilmaz Guney`in yonetmenligini yaptigi (1968 Seyyit Han - Topragin Gelini, 1969 Ac Kurtlar, Bir Cirkin Adam, 1971 Aci, Agit, Umutsuzlar, Vurguncular) ya da rol aldigi (1965 Davudo, Haracima Dokunma, Silaha Yeminliyim, Ucunuzu de Mihlarim, Yarali Kartal, 1967 Seytanin Oglu, 1968 Beyoglu Canavari, Can Pazari, 1970 intikam Kan ile Yazilir) pek cok filmde Guney ile beraber oynama firsati bulur. Nedir ki Guney`in bu filmlerinde oyuncuya daha degisik karakterler cizme firsati pek verilmez (Umutsuzlar`da ornegin nerede ise bir cesit figurandir ).
Turk sinemasinda karakter oyunculugunda oze inip sadece kotu adam tiplemelerini degerlendirdigimizde her ne kadar birbirine benzer gibi gorunse de iki isim cikar karsimiza. Bunlardan biri Erol Tas digeri ise Hayati Hamzaoglu`dur. ikisi de oyunculuk formasyonu olmayan tamamen alaydan yetismis olmakla birlikte, sergiledikleri oyunculuk sinemada aranan dogallik ve inandiricilikla paralel gitmistir. Ancak bu oyunculari birbirinden ayiran ozellikler de bulunmaktadir...
Sinemanin - komediler haric - her turunde oynayan bir Erol Tas`a karsin Hayati Hamzaoglu, pembe dunyalar kuran ya da trajik sonlarla biten melodramlardan uzak durmustur. Hamzaoglu`nu Tas`tan ayiran bir diger ozellik ise, oynadigi rol, calistigi yonetmen ya da turu ne olursa olsun genelde oyuna hakim ve de abartisiz yalin tarzi olmustur.
Bugun eski Turk filmlerini yeniden izledigimizde karsimiza bir gercek cikar ki o da kendi icinde starlar yaratan Yesilcam sinemasinda karakter oyuncularinin da seyircinin gozunde birer star olmayi . basarabilmesidir. |