|
Kirmizi çorapli küçük bir kiz hatirliyorum.Babasiyla el ele tutusmus okula gidiyor.Fakat ne çantasi ne de okul önlüuü var bu küçük kizin.Ayrintilari hafizamdan silinmis bir etek ve etek altinda uzun kirmizi çoraplar...Küçük kiz okula kayit olmaya gidiyor.O güne kadar görmediui ama herkesten isittiui okul...Acaba nasil bir seydi küçük kizin hayalinde.Babasi,"okula gidince bir çok arkadasin olacak"demisti.Okula gitmeden önce küçük kiza babasi,üzerinde Atatürk resmi olan bir alfabe kitabi almisti.Kalemleri,defterleri,kitaplari vardi küçük kizin.Okul çantasi,okul önlüuü hepsi hazirdi.Okul deyince küçük kizin hayalinde iste böyle bir resim çizilirdi.Isimleri Ayse,Fatma,Ali,Ahmet olan arkadaslar,üzerinde Atatürk resmi olan kitaplar,kenarlari kirmizi kalemle çizilmis defterler,rengarenk kalemler...Haftanin ilk günü,bir pazartesi sabahi okullar . açildi.Annesiyle beraber sinifa girdi küçük kiz.Hayalindeki resimde bir eksiklik vardi.Öuretmen...Ayakta duruyor,ellerini sinif defterinin olduuu masaya dayamis yoklama yapiyordu.küçük kiz onu da ekledi hayalindeki resme ve yoklama bitti.Anneler çocuklarini birakip gittiler.Öuretmen adini söyledi,adim "Hülya Can"dedi.O günden sonra küçük kizin en sevdiui isim"Hülya" oldu.En sevdiui oyun da öuretmencilik...Bir gün Hülya öuretmen,öurencilerin defterlerine yazdiklarini kontrol ediyordu.Sira küçük kiza geldiuinde "aferin,ne güzel yaziyorsun"demisti.O günden sonra küçük kiz öuretmenini çok hem de çok sevdi.Hayalindeki öuretmen resminin çizgileri gittikçe daha belirgin,daha yumusak ve ayrintiliydi.Günler geçtikçe öuretmenin üzerine siyah bir kazak çizildi.Öuretmeni bu kazaui çok giyerdi.Küçük kiz,Hülya öuretmenin saçlarini,yüzünü,bakislarini,ille de o sevimli yanaklarini-gülerken elmacik kemikleri daha bir . belirginlesir,sanki yüzünde güller açardi-Evet, illede o sevimli yanaklarini tüm ayrintilariyla çizdi.Onu çizerken çizgiler o kadar yumusakti ki...Tipki Hülya öuretmenin sicacik,yumusak elleri gibi...Küçük kiz doyamiyordu öuretmenine.Onu o kadar çok seviyordu ki...Paydos zili çalar çalmaz kitaplarini çantasina yerlestirir,Hülya öuretmenin arkasindan yetismeye çalisirdi.Otobüs durauina kadar Hülya öuretmenle beraber yürümek,ayrilirken "iyi aksamlar" deyip el sallamak ne büyük zevk verirdi küçük kiza.ilk iki sene böyle geçti.Küçük kiz artik 3. sinif olmustu.O yil Hülya öuretmen hamileydi.Tipki annesi gibi o da bir bebek bekliyordu.Bir aksam,küçük kizin babasi annesini hastahaneye götürdü.Küçük kizla kizkardesi o gece babaannelerinde kaldilar.Ertesi gün babaanne küçük kizla kizkardesine müjdeyi verdi.Bir erkek kardesleri olmus.O gün küçük kiz okula gitti ancak öuretmeni sinifta yoktu.O gün Hülya öuretmen okula hiç gelmedi.Küçük kiz eve döndüuünde annesi ona öyle bir haber verdi ki küçük kiz çok sasirdi.Tesadüfün böylesi,meuer küçük kizin annesiyle Hülya öuretmen ayni hastahanede ayni gün douum yapmislar.Ertesi gün küçük kiz, arkadaslarina vereceui haberin sabirsizliuiyla okula gitti.Sinifa girdiuinde arkadaslarina,öuretmenlerinin bir kizi olduuunu bu yüzden okula gelemediuini söyledi.Hülya öuretmen kirk gün douum izni almisti.Küçük kiz tam kirk gün Hülya öuretmenini göremeyecekti.O gün Hülya öuretmenin sinifini üç,dört gruba ayirip diuer siniflara dauittilar.Küçük kiz simdi hem arkadaslarindan hem de Hülya öuretmeninden ayriydi.Alisamadi yeni sinifina,sevemedi yeni öuretmenini,yeni arkadaslarini.Küçük kiz artik güzel yazi yazamiyordu.Derste parmak kaldirmiyor,sorulara cevap veremiyordu.Okulu artik sevmiyordu.Her sabah ya basi,ya karni auriyor okula gitmek istemiyordu.Küçük kiz geçen her günün hesabini tuttu.Kirk gün sonra öuretmeni gelecek o yumusacik,sicak elleriyle küçük kizin çenesini oksayacak,yine ona "aferin"diyecekti.Neyseki günler geçti.Kirk gün dolmak üzereyken bir öuretmen sinifa girdi ve"Hülya öuretmen bundan sonra 4.siniflari okutacakmis"dedi.Küçük kiz kulaklarina inanamadi.Belki de hayatinin ilk aci hayal kirikliuiydi.Dersin sonuna kadar zor tuttu kendini.Zil çalar çalmaz hiçkiriklara bouuldu.Okuldan eve aulayarak geldi.Annesine olanlari anlatti.Annesi Hülya öuretmenine telefon açip kararinin sebebini sordu.Hülya öuretmen ne söyledi,küçük kizla ne konustu...Hepsi hafizamdan silinmis hatirlamiyorum.O günkü telefon görüsmesinden sonra küçük kiz,bir okul dönüsü Hülya öuretmenle karsilasti.Hülya öuretmen . küçük kizi görünce çok sevindi.ona sarildi,yanaklarindan öptü.Küçük kizin yanaklarinda ruj izleri kalmisti.Hülya öuretmen "bak yanaklarina kelebekler konmus"dedi.Yine mutluydu,yine sevinçten uçuyordu küçük kiz,yanaklarindaki kelebeklere eslik edercesine...Küçük kiz ertesi gün eski sinifina girdi.Okulun ilk günü çizdiui resim yeniden canlandi.Hülya öuretmen yazi tahtasinin önünde duruyor,küçük kiza gülümsüyordu.Ve arkadaslari,isimleri Ayse,Fatma,Ali,Ahmet olan arkadaslari,onlar da o gün oradaydilar.Simdi küçük kiz büyüdü.Bir zamanlar babasiyla el ele yari ürkek,yari heyecanli girdiui okul kapisindan bu yilin sonunda ayriliyor.Yeni bir resim çizecek küçük kiz.Elleri öuretmen masasinin üzerinde,gözleri yoklama listesinde.Kendini çizecek küçük kiz.Isimleri Ayse,Fatma,Ali,Ahmet olan öurencileri-kimbilir bunlarin içinde okulun o ilk gününü resimlestiren kirmizi çorapli küçük bir kiz olacak.Yine resimde bir sey eksik olacak.Kimse dolduramayacak onun yerini.Küçük kizi okutan,adi Hülya olan öuretmenler de...O kürsü hep bos kalacak.Küçük kiz elini yanaklarinda gezdirecek,kelebeklerin uçtuuunu farkedecek.Bir okul dönüsü Hülya öuretmeni bekleyecek,kimbilir belki karsilasiriz ümidiyle... |