Üniversite Hastanelerinde Kan ürünleri Kan Skandalı
SAĞLIK Bakanlığı
ın, yasal düzenlemeyle tek ‘kan tedarikçisi’ yaptığı Kızılay ihtiyacı karşılamayınca üniversite hastaneleri ruhsatsız hizmet vermek zorunda kaldı.
SAĞLIK Bakanlığı
ın, kan tedarikçisi yaptığı Kızılayın kan ve kan ürünleri ihtiyacının ancak yüzde 30unu karşılayabildi. Yasa uyarınca 2 ay önce ruhsatları geçerliliğini yitiren kamu ve üniversite hastanelerinin kan merkezleri, ‘ruhsatsız’ çalışmaya devam ederken, yetkililer, “Sözlü talimatla, ruhsatsız çalışıyoruz. Ancak bir hukuki sorun olursa altında biz kalıp, yanacağız” diye konuştu.
Kan ve Kan Ürünleriyle ilgili yasa, 2 Mayıs 2007de çıktı. Yasanın geçici 1inci maddesi 6 ay içinde yönetmelik çıkmasını öngörürken yönetmelik Aralık 2008de çıkarılabildi. Yasada kan ihtiyacını sadece Kızılayın karşılayacağı belirtilirken mevcut sistem ve kapasite bu sorumluluğu karşılamaya yetmedi. İzmirde kamu ve üniversite hastaneleri 2008de toplam 407 bin 374 torba kan ve kan ürününün 301 bin 598ini temin ederek Kızılayı gerisinde bıraktı.
Ayrıca İzmirdeki Kızılay Ege Bölgesel Kan Merkezi Müdürlüğü
ün ‘yıkanmış eritrosit’, ‘aferez trombosit süspansiyonu’, ‘granülosit süspansiyonu’ ve ‘Kriyopresipitat’ denilen kan ürünü çalışamadığı, bu ihtiyaçların yine kamu ve üniversite hastanelenin kan merkezlerince karşılandığı ortaya çıktı. İzmir Kızılayın bu ürünleri temin edememesi yüzünden İzmirde Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri Hastaneleri ile Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi, Tepecik, İzmir ve Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastaneleri
in kan merkezleri kan alıp kan ürünü üretti. Yasa gereği bu merkezlerin ruhsatları geçen Aralık ayında iptal oldu. Acil vakalar dışında kan alma yetkileri olmadığı halde Kızılayın yetersizliği nedeniyle kendilerine “kan almayın” denilemediğini belirten bir merkez yetkilisi şöyle konuştu:
“Kan tedarik yetkisi Kızılaya verilirken, mevcut duruma bile bakılmadı. Kızılay her türlü kan ürününü hâlâ yapamıyor. Hayati önem taşıyan bu kan ve ürünlerinin eksikliği, yokluğu başka bir şeyle telafi edilemez. Gerçekler görülmeden adım atıldı. İki ay önce ruhsatlarımız geçerliliğini yitirdi. Yasaya göre bundan sonra sadece transfüzyon merkezi olarak çalışabiliriz. Bunun için ruhsat başvurusunda bulunduk. Ama gerçekler bunu söylemediği için şu an bu hastanelerin tümünün kan merkezleri ruhsatsız yani yasa dışı çalışıyor. Bakanlık geçici ruhsat vereceğini söyledi, sözlü talimatla çalışıyoruz ama geçici ruhsatlar da ortada yok. Bildiğimiz, doğru işimizi yapıyoruz ama ‘yasa dışı çalışıyoruz. Hukuki bir sorunla karşılaşırsak yanarız. Bir an önce bir şeyler netleşmeli ve yasaya uygun hale getirilmeli.” .
|